Kırklareli Gezi Rehberi - Kırklareli Gezilecek Yerler

Kırklareli Merkez, Atatürk'ün Evi, Ali Rıza Efendi Konağı, İstasyon Caddesi, Aşağıpınar Açık Hava Müzesi, Dona Ayakkabıcılık Dupnisa Mağarası, Mert Gölü Kano Turu, Longoz Ormanları, Longosphere, İğneada, Kıyıköy ve daha niceleri...


Kırklareli Gezi Rehberi - Kırklareli Gezilecek Yerler

KIRKLARELİ

Kırklareli, Trakya Bölgesi'ni Tekirdağ ve Edirne ile paylaşan, 360 bin nüfusa sahip bir sevimli şehir. İstanbul'a da 2,5 saat uzaklıkta. Bu yüzden de İstanbulluların uğrak noktalarından biri diyebiliriz. Tam bir haftasonu kaçamağı yerlerinden biri. "Mutlu insanların kenti" sloganı ile anılıyor. En azından Kırklarelililer böyle diyor. Kırklareli ismi ise Bizans döneminde "Saranta Ekklesies" yani "Kırk Kilise" adından gelmekteymiş. Bi de Türk akıncılarından 40 şehit verilmesi üzerine, bölge Kırklareli olarak isimlendirilmiş. Kırklareli, Kırıkkale ile de sıklıkla karıştılır.  

Avrupa'ya açılan bir kapısı var. Dereköy Sınır Kapısı ile Bulgaristan'a gidilebilirsiniz. Tabi ki "leva"nın Türk Lirası karşısındaki değerinin arttığını bilerek gitmenizde fayda var. 

Kırklareli 2-3 günde gezilebilecek bir yer. Kış hariç 3 mevsimde de gidilebilir. Kamp ve kışseverler kışın gitmeyi de tercih edebilir tabi. Kent, genellikle doğal güzellikleri ile öne çıkıyor. 

Hazırsanız, haydi başlıyoruz...

 


LONGOZ ORMANLARI
Dünya'da 11 adet longozdan biri de İğneada'da yer alıyor. Yağmur ormanlarına benzese de, bunların aksine nemi taban suyudan almaktadır. Subasar olarak da bilinen longoz ormanları, dünyada nadir bulunan bir ekosistemdir. İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı Konumu için...


İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı'na aracınız ile gidebilirsiniz. Herhangi bir giriş ücreti yok. Ancak toprak yoldan gideceğinizi, yer yer çukurlar ile karşılaşacağınızı unutmayınız. Hele ki yağışlı bir zamanda gittiğinizde aracınızın saplanma ihtimali yüksek oluyor. Maalesef ki aracınızı kurtarmak için yüklü bir miktarda parayı traktörü ile gelen maddi yardımsever kişilere veriyorsunuz. O yüzden hava yağışlı ve aracınız arazi aracı değil ise orman keşfini daha iyi bir güne erteleyebilirsiniz.

Ormanda sırasıyla Hamam Gölü'nü, Bulanık Deresi'ni ve Saka Gölü'nü görebilirsiniz. Orman içindeki yürüyüş parkurlarında yürüyebilirsiniz. Tabeladaki parkur rotası 6500 metre olarak planlanmış. Tabi ki rotanızı kendiniz belirleyip mesafeyi kendiniz kısaltabilirsiniz. Tabelaları takip etmelisiniz, aksi halde kaybolma ihtimaliniz yüksek. Gerçi yine birileri sesinize cevap verebilir. Ağaçların sıklığından gün ışığını pek göremeyebilirsiniz, orman içinde gün erken kararıyor. 

 

MERT GÖLÜ KANO KEYFİ

 

Yürüyerek bir doz longoz tadı aldıysanız şimdi sıra bu tadı kano ile çıkarma zamanında. Mert Gölü kenarındaki İğneada Vagon Cafe önündeki alanda kano kiralayabiliyorsunuz. Mert Gölü Kano Turu Konumu için...  Ücretsiz geniş bir otopark yeri mevcut. Her ne kadar acemi de olsanız, hiç kano yapmamış da olsanız rahatlıkla bunu başarabilirsiniz. Yola çıkmadan size birkaç teknik anlatıyorlar. Gideceğiniz güzergahı da söylüyorlar. Gerçi bu güzergah kanonun üzerinde de yazıyor (yeşil dubadan sağa, sarı dubadan 30 metre sonra sola dönün).

Kano kiralamada sizlere birkaç küçük tüyo vereceğiz. 
Öncelikle kano kiralamak için önceden arayıp saat belirleyip rezervasyon yaptırmak faydanıza olacaktır. Zira kano turu 1,5 ya da 2 saat sürebiliyor. Haftasonu ve tatil günlerinde yoğun talep üzerine kano bulmak zorlaşabiliyor. Şanslıysanız bulabiliyorsunuz. Tekli, çiftli kanoların yanı sıra dörtlü aile kanoları da var. Kano haricinde pedal çevirmeli deniz bisikleti (yunus figürlü) de bulunabiliyor. İki kişilik kanoları kiralama ücreti ise 100 TL, kişi başı 50 TL olarak düşünebilirsiniz. 
Şimdi bir önemli ipucunu belirtelim. İki farklı kano kiralayan şahıs var. Bunlardan birisi kano kiralayan kişilere bacaklara giyilebilir birer galoş veriyor. Kanoda kürek çekerken pantolonunuz ve ayakkabılarınız yüksek ihtimalle ıslanacaktır. Bu yüzden önlem almanızda fayda var. Kano kiralamadan önce bu galoşlardan talep etmelisiniz. Islak bir deneyim üzerine size bu tavsiyeyi veriyoruz (yukarıda kanıt mevcut). Bizim kanocuda galoş yoktu. Neden galoş yok diye sorduğumuzda; "diğeri yurtdışından poşet getirmiş, yoktu böyle şeyler, yeni galiba" gibi bir cevap aldık. Yanınıza birer parça yedek pantolon, çorap, ayakkabı almakta fayda var. Gerçi ıslandıktan sonra, sahilde odun yanan bir varil bulup ısınıyorsunuz. Ancak is kokusuna katlanmanız gerekecek. O yüzden kendi önleminizi almanızı tavsiye ediyoruz.

   


Yüzme bilmeyenler de kano kullanabiliyor. Dileyenlere can yeleği de veriliyor. Kano kullanırken güçlü olan kişiyi arka koltuğa oturtuyorlar, çift olarak kano kullanacaksanız bu kişi genellikle erkek oluyor. Öncelikle biraz acemilik yaşadıktan sonra yolun yarısında tekniği çözüp alışıyorsunuz. Bu yüzden cep telefonunuz ile fotoğraf çekmek için acele etmeyin. Önce biraz tekniği öğrenin sonrasında yolda ilerledikçe sazlıkların arasından çok güzel kareler yakalayacağınız yerlere geleceksiniz. Kanoyu kendiniz kullandığınız için haliyle kendinizi kano ile fotoğraflayamayacaksınız. Bu yüzden yanınızdan geçen kişilerden kendinizin fotoğrafını çekmesini isteyin. Ehh tabi siz de onların fotoğrafını çekin. Birbirinize numaranızı vererek Whatsapp üzerinden fotoğrafları, videoları gönderin. Win Win. Herkes kazandı. Yukarıdaki fotoğrafta bahsi geçen çifti görebilirsiniz. Teşekkürler tekrardan. 


Dar sazlık alanlarda sıkıştığınızda yardımınıza diğer kano sürücüleri koşuyor. Onlar size siz onlara yardım edip duruyorsunuz. İnce dar yollara girmeye başladıysanız bilin ki sona yaklaşmaya başladınız. Eğer ki büyük bir ağacın tüm yolu kapladığını gördüyseniz, işte sona geldiniz. Hemen kanoyu döndürüp dönüş yoluna başlayabilirsiniz.

Dönüş yolu tam bir çile halini alabiliyor. Uzun bir yolu geri dönmek için kürekliyorsunuz. Rüzgar da genellikle size karşı esmiş oluyor. İşin bu kısmı biraz can sıkıcı ama yine de güzel geçirdiğiniz zamanın hatrına buna katlanıyorsunuz. Kıyıya çıktığınızda bacaklarınız titreyebilir, parmak-el-bilek-kol kaslarınız ile titrek zamanlar geçirebilirsiniz. Islandıysanız odun yanan varil sizler için orada bekliyor olacak. Yanınızda getirdiğiniz yedek kıyafet sizi hasta olmaktan kurtaracak.

 

LONGOSPHERE GLAMPING

İğneada'da büyüleyici bir ormanın içerisinde yer alan glamping ['glamourous' (çekici, cazibeli) ile 'camping' (kamp yapmak) sözcüklerinden türetilmiştir. Yeni nesil cezbedici kamp anlayışı da denebilir.] alanıdır. Longosphere Glamping Konumu için...

Doğa içerisinde konaklamanın yanı sıra alışveriş ve sanat atölyeleri (Kasaba Sokağı), yemek (Food&Wood Restaurant, Usta Kasap), kokteyl içecek (Yinyang bar), kahve (Kozalak Kafe), açık yüzme havuzu, yoga alanları ve aktivite (Happy Sapiens Macera Parkı, UTV gezileri) imkanları da mevcuttur. Web sitesi için: Longosphere Glamping İğneada

Longosphere Glamping'te üç farklı oda tipinde konaklayabilirsiniz. Sincap ev 666 TL, Kamplumbağa ev 1045 TL ve Kaplumbağa Plus ev ise 1235 TL olan gecelik konaklama ücretine sahip. Özel günlerde bu ücretlerin artacağını tahmin edersiniz. Konaklamak istemiyorsanız kişi başı 30 TL karşılığında günübirlik giriş yapabilirsiniz. Günübirlik giriş yapanların konaklama ve havuz alanlarına girmesi istenmiyor. Giriş ücretini ise restaurant ve kafede harcadığınız tutardan düşebilirsiniz. Girişte sizlere verilen fişi kaybetmeyiniz. Restaurant yemek fiyatları ise ızgara köfte 48 TL, tavuk şiş 42 TL, çömlekte manda yoğurdu (şiddetle tavsiye ediyoruz) 18 TL, su 4, biralar ise 30 TL'den başlayan fiyatlar ile menüde yer alıyor.

Happy Sapiens Macera Parkının ücreti 80 TL iken, UTV (Utility vehicle: ATV araçların geliştirilmiş şekli) gezisinin ücreti ise iki kişik araç için 300 TL (kişi başı 150), dört kişilik araç için ise 400 TL (kişi başı 100 TL) olarak belirlenmiş. Geziye çıkmadan önce adeta bir filyasyon ekibi edasıyla sizleri giydiriyorlar. Bir zerre çamur bulaşmasın diye. 

Alanda büyük bir DOME çadırı mevcut. Burada etkinlikler düzenlenebiliyor. Yakın zamanda 3 günlük SPACE 102 Elektronik Müzik Festivali düzenlenecek. İlgisi olanlar harekete geçebilir.
Çift, yalnız ya da aileniz ile konaklayıp keyifli vakitler geçirebileceğiniz bir yer. Uzun vaktiniz yoksa bile günübirlik bir ziyaret etmenizi öneririz. İçeride ünlüler ile karşılaşma şansınız yüksek. 
 

 

İĞNEADA

  

Demirköy ilçesine bağlı, Karadeniz'e uzun kıyısı bulunan bir belde. İğneada Konumu için... Sahil boyunca kamp alanları ve günübirlik tesisler mevcut. İğneada merkezde konaklayabileceğiniz birkaç otel var, kaliteleri konusunda eleştirel yorumlar olsa da iyi araştıralarak konaklama yapılabilir. Merkezde restoranlar yemek için tercih edilebilir ama sahil boyunca göreceğiniz balık restoranları da lezzet ve fiyat olarak daha pahalı olduğunu söylemekte yarar var. 

Sahil boyunca yolu devam ettiğinizde İğneada Burnu'na Limanköy bölgesine geleceksiniz. Burada da İğneada Feneri sizleri karşılayacak. 1866'da Fransızlara yaptırılan fener, Fransız Feneri olarak da anılıyor. Elektrik tesisatı öncesinde gaz yağı kullanılarak işlevini gerçekleştirmiş. İğneada simgelerinden biri olan fener ile fotoğraf çekilebilir, güneşi burada batırabilirsiniz. İğneada Feneri Konumu için...

 

KIYIKÖY 

Vize ilçesine bağlı, doğal güzellikleri ile öne çıkan bir belde. Kıyıköy Konum için... 

Dünyanın en eski taş oyma manastırı burada: Aya Nikola Manastırı Konumu için... Evlenecek çiftlerin fotoğraf çekimi için kullandıkları dış mekanlar arasında yer alıyor. 

Pabuç Deresi'nde gezintiye çıkılabilir. Çadır, kamp alanları ve pansiyonları mevcut. Ziyaret edilebilir. 

 

DUPNİSA MAĞARASI

Dupnisa Mağarası, Kırklareli Merkezi'ne 56 km (1 saat 12 dk.) uzaklığında, İğneada ile ise 54 km (1 saat 15 dk.) bir mesafededir. Yolları dağlık ve yer yer bozuk. Ancak doğanın türlü renkleri sizi mest edecek. Ressam Bob Ross'un dediği gibi "Belki de şurada bir küçük renkli ağaç vardır." Dupnisa yolunda ise o ağaçların kümelenmiş hali var. 


Bir köprü üzerinden geçiyor ve sol yanda yıkık bir köprü olduğunu gördüyseniz, bilin ki mağaraya yaklaştınız. 10 yıl evvelinde, bir grup Trakyalı abimizin, yıkık köprü üzerinden araba geçirme ile ilgili yaptıkları sürpriz sonlu operasyon burada yapıldı. Youtube'da "Bu abiler hangi kafadalar" videosunu burada izleyebilirsiniz:

 

 

Bahsi geçen videonun mizahi canlandırmasını ise biz yaptık. Aşağıya bir link bırakıyoruz, buyurunuz efenim:

 

 

Ayrıca köprünün yanındaki salıncaklar ile de keyifli vakit geçirebilirsiniz. Köprünün Konumu için...


Köprü ziyaretinden 2 dakika sonra Dupnisa Mağarası otopark alanına giriş yapıyoruz. Alan yeni yeni düzenleniyor. Otomobil girişi 10 TL olarak belirlenmiş. Aracımızı park ettikten sonra yöreye ait çeşitli doğal ve hatıra ürünleri bulabileceğiniz küçük sergiler mevcut. Mağaraya girmeden önce piknik yapabileceğiniz mesire alanı, yemek yiyebileceğiniz bir mekan da bulabileceksiniz. 

 

 

Mağaraya girişte müzekart geçersiz, öğrenci bileti 10 TL, tam bilet ise 20 TL olarak ücretlendiriliyor.    
Dupnisa Mağarası'nın 3-4 miyon yıl önce oluştuğu tahmin ediliyor. Mağara 60 bin yarasaya ev sahipliği yapıyor. Yarasa yoğunluğundan mağaranın aşağı kısmı (Sulu Mağara) 15 Kasım-15 Mayıs arasında kapatılıyor. Sulu Mağara tarafına giriş yapıldıktan sonra merdivenler ile 30 metre yukarıya çıkılarak Kuru Mağara bölgesi geziliyor. Bu bölgede bol bol fotoğraf çekebileceğiniz karakteristik yer bulabileceksiniz. Özellikle biryer var ki, kayalar arasına saklanıp yanınızdan geçenleri muziplik yapıp korkutabilirsiniz. Bahar ve yaz aylarında mağaranın içi biraz serin olabiliyor, yanınızda bir hırka bulundurmanızı tavsiye ederiz.   Dupnisa Mağarası Konumu için...

Mağaranın girişi ve çıkışı farklı yerlerde bulunuyor. Yüksek bir bölgeden çıkış yapıyorsunuz ve tahta bir yoldan doğaya baka baka aşağıya iniyorsunuz. Mağara geziniz bu şekilde son buluyor. Ortalama 45-50 dakikada mağarayı gezebiliyorsunuz. Dupnisa için toplamda 1.5 saat ayırmak yeterli olacaktır. 

  


KIRKLARELİ MERKEZ


Şehrin merkezinde gezilecek birkaç yerin olduğunu söyleyebiliriz. Yayla mahallesindeki Yayla Parkı civarındaki 3 konak mimari olarak hemen göze çarpacak. İlki, Atatürk'ün Selanik'te doğup büyüdüğü pembe köşkün bire bir aynısı olan Atatürk Evi. Müzekart'ın geçersiz olduğu, öğrenci biletinin 2 TL, tam biletin ise 5 TL olduğu eve, kapıda galoş giyerek ve biletinizi güvenlik görevlisine göstererek giriyorsunuz. Görevli hanımefendiler sizlere odaların tanıtımını yapıyorlar. Odalarda Atatürk'ün Cumhuriyet Dönemi ve Milli Mücadele Dönemi'ne ait bal mumu heykellerini görüyorsunuz. Zübeyde Hanım ile Ali Rıza Bey'e ait heykelleri de görmeniz mümkün.
Evin arka bahçesinde Atatürk'ün kullandığı demir tekerlekli traktörün bir benzeri olan 39 ATA 39 plakalı traktörü de görebilirsiniz. Atatürk Evi'nin aşağı alt tarafında yer alan Gusto Celepoğlu Konağı'nda dinlendirici ortamında kahve içebilir, lezzetli yemeklerini tadıp güzel bir mola verebilirsiniz.  Atatürk Evi Konumu için... Gusto Celepoğlu Konağı Konumu için...


Yine Atatürk Evi'nin yukarıya doğru yaklaşık 100 metre ilerisinde, parkı geçtikten sonra Ali Rıza Efendi Kültür Evi'ni ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz. Konağın içerisinde Bulgar, Yunan, Karadağ ve Türk kültürlerini anlatan odaları konağın rehberi eşliğinde gezebilirsiniz. Ali Rıza Efendi Kültür Evi Konumu için...

 


Yine parkın karşısında yer alan, açık mavi renkteki konak da dikkatinizi çekecek. Trakya Kalkınma Ajansı Kırklareli Yatırım Destek Ofisi'nin kullanımında olan konağı arka fona alarak fotoğraf çekilmek isteyebilirsiniz.    

Yayla Parkı'nın yine hemen yanında bulunan sarı renkli duvar sizi kendisine doğru çağıracak. Kırklareli Atırası 39 yazısı ile hatıra fotoğrafı çektirebilirsiniz.    

Yayla Mahallesi ardından Kırklareli'nin huzur verici caddesi İstasyon Caddesi'ne kendimizi atıyoruz. İstasyon Caddesi Konumu için...  Trafiğe kapalı, ağaçların arasında yürüyüş yaptığınız, yol boyunca heykellere dalıp gittiğiniz bir cadde burası. Caddenin yanındaki stadyumda sporunuzu yaptıktan sonra caddenin ünlü kafelerinde kahvenizi yudumlabilirsiniz. Adından da anlaşıldığı üzere, caddenin sonu Kırklareli Tren İstasyonu'na çıkıyor. Şu sıralarda tadilatta olan istasyon, şehir için önemli bir fotoğraf noktasıdır. Vilayet Meydanı da gezilebilir. F-5 Savaş Uçağı, Gülen Surat Topu gibi yapıları görebilirsiniz.

 


Gezilecek bir diğer nokta ise Kırklareli Müzesi. Kırklareli Müzesi Konumu için... Girişi ücretsiz, mütevazi parçalar ile müze havasını hissettiriyor. 
Gezdik, yorulduk ve acıktık diyorsanız, Kırklareli Müzesi'nin hemen karşısındaki Birtat Köftecisi'ni tavsiye ediyoruz. Güzel bir lezzeti var. Ayan Kardeşler Köftecisi de öneriliyor, bizim favorimiz Birtat.  Birtat Köftecisi Konum için...  

 


Yeni bir yer olan Aşağıpınar Arkeopark, Aşağıpınar Höyüğü'nden size bahsetmek isteriz. Halen tamamlanamamış olan bölgede, neolitik döneme ait köy canlandırması birçok heykel ile yapılıyor. Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi Projesi ile ilgili detaylar için Proje Bilgi Linki sayfasını ziyaret edebilirsiniz. 
Henüz açılmamış alanı koruyan kangal cinsi köpek pek misafirperver değil.  Alan açık değil ama biz yine de bir konum bırakıyoruz. Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi Konumu için... 

 

KIRKLARELİDEN NE ALINIR?
Yalnızca bölgeye ait olan lezzet bize göre "Hardaliye". Üzüm kabuğu ve çekirdeği ezildikten sonra hardal tohumu ve vişne yaprağı koyurak yapılıyor. Ağızda kalan baskın bir tada sahip. Özellikle acı yedikten sonra ağızdaki tadı değiştirmek için kullabilirsiniz. Diğer lezzetler ise; Kırklareli peyniri, tahin helvası, pancar pekmezi sayılabilir. Hediyelik olarak ise özellikle bir ürün söyleyemiyoruz. Böyle durumlar için magnet her zaman kurtarıcı oluyor. 

 

BONUS: Pek bilinmeyen bir yer paylaşıyoruz: DONA Ayakkabıcılık


Kırklareli'den Edirne'ye doğru giderken 15. km'de İnece Köyünün dışında yer alıyor. Burada kadın ve erkek ayakkabıları, botları, çizmeleri vb. bulabilirsiniz. Burası, Tergan, Hotiç, İnci gibi markalar için ayakkabılar üretmekte, yine burada piyasa fiyatının altında satılmaktadır. Zevkinize uygun farklı marka ve modelde ayakkabılar bulabilirsiniz. DONA Ayakkabıcılık Konumu için... 

 

KIRKLARELİ - İĞNEADA ROTA ÖNERİSİ

Kırklareli Merkez çıkışlı rota ile İğneada çıkışlı rotayı sizlere öneriyoruz. 

Katkı, sorun ve önerileriniz için Instagram sayfamıza direk mesaj DM atabilirsiniz, bekliyoruz. @secme.gezgin 

Seçme Gezgin Instagram Sayfası için...

 

 

Bize sosyal medya hesaplarımızdan ulaşabilirsiniz. 

Instagram: @secme.gezgin Seçme Gezgin Instagram

Facebook: @secmegezgin Seçme Gezgin Facebook

Twitter: @secmegezgin Seçme Gezgin Twitter

Youtube: @secmegezgin Seçme Gezgin Youtube

Linktr.ee: secmegezgin Seçme Gezgin Linktr.ee


   



  • Okunma Sayısı: 52

SeçmeGezgin

Salda Gölü (Saldivler) Gezi Rehberi | Burdur
Salda Gölü (Saldivler) Burdur | Salda Gezi Rehberi Burdur'un Yeşilova ilçesine bağlı, bembeyaz kumu ve masmavi suyu ile Salda Gölü... Saldivler...
Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi | Karakent Köyü - Burdur
Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi Doğan ve Batan güneşin Ay Işığı Misali Pırıltısı: Lisinia? Kurtların, kartalların, yaban domuzlarının rehabilite edildiği bir yer. Aynı zamanda kanser konusunda farkındalık da yaratıyor. Leziz mi leziz ürünleri de var. Hatta lavanta tarlaları da...
Zürih Gezi Rehberi - Genel Bilgiler, Şehir Tüyoları, Tavsiye ve Diğer Bilgiler
İsviçre'nin ve Zürih'in zenginliği, refahı, bizim çenemizi yoruyor. Konuştukça konuşuyor, dolu dolu anlatımlara boğuyoruz. Şehrin gezi tüyoları, hediyelikler, alışveriş noktaları ve niceleri bu yazımızda...
Renkli evlerin oluşturduğu kartpostallık karelerin sahibi: Nyhavn Kanalı (Yeni Liman)
Renkli evlerin oluşturduğu kartpostallık karelerin sahibi: Nyhavn Kanalı (Yeni Liman) Danimarka Kopenhag'ın en güzel fotoğraflık yeri, en ünlüsü Nyhavn Kanalı